Kurum kararına göre, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 17 Mayıs 2024’te “İzmir’im Kart Yönetmeliği”nde yaptığı değişiklikle, toplu taşımada öğrenci indiriminden faydalanabilecek kişiler için “30 yaşından gün almamış olma” şartı getirildi.
Değişiklik sonrası öğrenci indirimi iptal edilen 34 yaşındaki üniversite öğrencisi M.R.Y, mağduriyetinin giderilmesini istediği belediyeden olumsuz yanıt aldı.
Yaş sınırını aştığı için indirimden faydalanamamasının ayrımcılık olduğunu belirten öğrenci, TİHEK’e başvurdu.
İnceleme kapsamında belediyeden alınan yazılı görüşte, “30 yaşından gün almış kişilerin öğrencilik hayatı devam etse de aktif çalışma hayatına dahil olabileceğinin düşünüldüğü” kaydedildi.
Ücretsiz ve indirimli taşıma maliyetinin ücretli binen yolculardan ve belediye bütçesinden karşılandığı aktarılan görüşte, “ileri yaşlarına rağmen yalnızca indirimli öğrenci kartını kullanmak adına öğrenciliğini sürdüren vatandaşların kamu üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu” öne sürüldü.
Başvuruyu inceleyen TİHEK, “yaş temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine” karar vererek, belediyeye üst sınırdan 204 bin 285 lira idari para cezası uyguladı.
“Adil dengeyi zedeleyici”
Kararda, bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını yaşı nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamelenin, yaş temelinde doğrudan ayrımcılık olarak tanımlandığına işaret edildi.
Belediyenin sınırlamaya gerekçe gösterdiği hususların, haklı ve meşru gerekçelere dayandığı yönünde kanaat oluşsa da “30 yaşından gün almış öğrencilerin aktif çalışma hayatına dahil olabileceği” varsayımının orantılı olmadığı ifade edilen kararda, şunlar yer aldı:
“30 yaşından gün almış öğrencilerin eğitim seviyesi, eğitim türü, gelir durumu gibi farklılıkları gözetilmeksizin yalnızca bu yaş grubunun iş gücüne katılımının yüksek olduğu varsayımına dayalı olarak yapılan toplu taşıma ücret düzenlemesinin, elde edilmek istenen kamu yararı ile farklı ücretlendirmeye tabi tutulan öğrencilerin hakları arasında adil dengeyi zedeleyici nitelikte olduğu değerlendirmesine varılmaktadır.”